Kargem Perakende, Mağazacılık Eğitim Danışmanlık

Doğru Enflasyon Tahmini !


ercument-tuncalp-planogramDoğru Enflasyon Tahmini !

Devlet bütçesi de olsa, şirket bütçesi de olsa, yıllık çalışmaların en önemli alt yapısını doğru enflasyon tahmini oluşturur. O zaman bütün kamu ve özel sektör yöneticilerinin gerçekçi tahminler yapma sorumlulukları vardır.

Aşağı yukarı 35 yıl bu tahmini yapmış olan ekipler içinde çalışmaktan ve çok küçük sapmalarla doğru tahminlere ulaşmaktan yüksek mesleki tatmin duydum.

Oysa elde devlet kurumlarının hazır tahminlerini kullanan ve ayrıca bu konuda mesai harcamayı gereksiz bulan işletmelere de çok rastladık.

Birinci kural; her perakende işletmenin enflasyonu farklı çıkacağı için şirkete özel tahmine öncelik verilmelidir. İkincisi ise hem bir nirengi noktası olsun, hem de aradaki fark bilinsin diye TCMB’nin ilan ettiği enflasyon tahminine de bakılmalıdır. Ancak bu orana göre satış bütçesi yapmak çoğu zaman yanılma riskini artırır.

Üstelik geçmişe bakarsak; ülkemizin enflasyon konusunda neredeyse hiçbir yıl öngördüğü seviyede kalamadığını görürüz. Onun için devlet- şirket gerçekleşen oranları arasında bile fark beklenirken, bir fark da iyimser tahminden gelebilir.

Örneğin bu sene için yıllık enflasyon hedefi yüzde 6.5 düzeyinde belirlenmişti.

Merkez Bankası’nın 31 Ocakta yayınlanan ilk enflasyon raporunda bu tahmin yüzde 8’e yükseltildi, 28 Nisanda yayınlanan ikinci enflasyon raporunda ise bu kez tahmin yüzde 8.5’e çıkartıldı.

1 Ağustosta Merkez Bankası yılın üçüncü enflasyon raporunu yayınladı ve yüzde 8.5 olan TÜFE tahminini 0.2 puan artırarak yüzde 8.7’ye çıkardı.

Bu tahminin de bu günden tutmayacağı bellidir. Zira ilk 6 ayın artış oranı yüzde 5.78 olduğuna göre, ikinci 6 ayın artışı yüzde 2.75 olmalıdır ki bu hedef tutsun.

Enflasyonun ikinci 6 ayda daha düşük çıkma ihtimaline ben de katılıyorum. Ancak ikinci dönem artışının, ilk dönemin yarısından da aza düşmesi istatistiklere aykırıdır. Söz uçar yazı kalır, ben de yıl sonu tahminimin yüzde 10.2 olduğunu yazayım ve 4 ay sonra sonucuna bakalım.      

Ben bu yazıyı yazarken, Temmuz ayının yıllık enflasyonu tek haneye inerek yüzde 9.79 olarak açıklandı. Ancak Başbakan Yardımcısı Mehmet Şimşek, “açıklanan enflasyon oranının tek haneye düşmesi sevindirici ama analizler bunun geçici bir düşüş olduğunu gösteriyor” diyor. Aynı fikirdeyim, zira bu oran Temmuz ayının bir özelliğidir. Takibeden aylarda çift haneli olarak devam edecektir.

Eğer yukardaki yüzde 8.7 enflasyon tahmini baz alınarak faizlere baskı yapılırsa, bizim gibi gerçekçi tahmine yönelen bankacı da, reel faiz elde edemeyeceğini gören mevduat sahibi de çekimser kalır. Bunun sonucu da şirketleri olumsuz

etkiler.

Çünkü Merkez Bankası, faizler için karar alırken geleceğe dair enflasyon tahminini esas almaktadır. O günün veya geçmiş ayların gerçekleşen oranını dikkate alamaz. Buradan anlaşılacağı üzere faizi, tahmini enflasyon oranı belirler. Ancak siyasi baskılarla faizi düşürmek üzere, enflasyon tahminini iyimser düzeyde tutarsanız, o düşen faiz de kredi kullanımını artırır. Daha fazla kredi kullanımı ise mal ve hizmete talebi artırır. Bunun karşılığı ise fiyat artışı ve başka anlatımla enflasyondur. Yani ‘yumurta-tavuk’ meselesi…

Burada en hassas konu; kredi musluğunun devamlı akıcı olması için mevduat faizinde, beklenen enflasyon üzerinde bir getirinin olmasını(reel faiz) sağlamaktır. Buradaki en küçük şüphe iç tasarrufu sınırlar ve yabancı kaynak arayışı devreye girer. O zaman da uluslararası yatırımcıya cazip gelecek bir faiz oranı sunmak mecburiyet halini alır.

İşte planları bozacak olan sebep bu karmaşık durumdur.

Bu son sahnede yine faizler arttığı gibi tasarruf açığı veya başka bir anlatımla cari açık devreye girer.

Şimdi ne oldu ?

İyimser tahmin bizi kurtardı mı ?

Ekonominin kendi kuralları vardır. Siz ona uymalısınız. Onu kendinize uydurmaya kalkarsanız, verdiğinden fazlasını geri alır.

Aynen tabiat gibi !

Her perakendeci, genel ekonomik durumdan gelecek etkilere tesir  edemeyeceğine göre hiç olmazsa gerçekçi iş planlarını hazırlamak ve sonuçlarını izlemek üzere gerçekleşen yıla ait kendi enflasyonunu çıkartmak ve yeni yılın tahminini yapmak zorundadır.

Faizin yüksekliğinden şikayet eden siyasilerin de birinci görevi enflasyonu düşürmektir. Zira yüksek faizin sebebi yüksek enflasyondur. 

ERCÜMENT TUNÇALP      




Referanslarımızdan Bazıları

grup-hatikoglu
hakmar
mevlana-market
akgullermarket
perder-ege
tadında-anadolu