Kargem Perakende, Mağazacılık Eğitim Danışmanlık

Perakendeci Kendi Enflasyonuna Bakmalıdır


Perakendeci Kendi Enflasyonuna BakmalıdırPerakendeci Kendi Enflasyonuna Bakmalıdır

Perakendeci tarafından her yılın sonuna doğru başlatılan bütçe çalışmalarında, cari yılın işletme içinde gerçekleşen enflasyon oranına bakarak yeni yılın tahminlerini yapmak ilk iş olmalıdır. Zira TÜİK enflasyon hesabını yaparken ülkenin genel ortalamasını çıkartıyor. Perakendeci için bu enflasyon oranı personel ücretlerini, kiralarını ve diğer giderlerini planlarken dikkate alınabilir. Ancak satış bütçelerini hazırlarken herkes kendi enflasyonuna bakmak zorundadır. Zira her işletmenin, her perakendecinin, hatta her ayrı gıda perakendecisinin de enflasyon oranı farklıdır.

Çünkü günlük hayatımızda veya iş hayatımızda kullandığımız ürünlerin ağırlıkları farklıdır. Örneğin ülke enflasyon hesabında dikkate alınan gıda ağırlığı yüzde 23,7 iken, gıda perakendecisinde bu ağırlık yüzde 45-60 arasında değişmektedir. Gıda ağırlığı sıfır olan perakendecilerimiz de vardır. Dolayısıyla her işletmenin görmesi gereken kendi enflasyonudur ve bunu hatasız çıkartmak çok kolaydır.

Örneğin 2015 yılı TÜİK enflasyonu (TÜFE) yüzde 8,81 çıkarken bir gıda perakendecisinde gördüğüm enflasyon oranı yüzde 12,5 idi. Bir diğerinden duyduğum oran ise yüzde 13 idi. Bu sapmalar gayet normaldir. Hatta kategori payları ne kadar farklılaşırsa netice de o kadar değişir.

Mesela bazı perakendecilerde meyve sebzenin, bir diğerinde şarküterinin ağırlığı fazla olabilir. Hizmet reyonu olmayan discount zincirlerde ise sahne tamamen değişir.

Üreticilerin ve bunlara bağlı ihtisas mağazalarının da kendilerine özgün enflasyon oranları vardır. Zira kategorilerin girdileri farklıdır. Bunların fiyatlarındaki artışlar şirket enflasyonununa yön verir. Örneğin beyaz eşya ve ev aletleri zincirinde enflasyonu; demir çelik gibi dünya endekslerine bağlı olduğu için kurdan etkilenen bir hammadde belirler. Kozmetik sektörünü de; yüzde 80’i ithal hammaddelere ait kur fiyatları etkiler.

Bir şehir efsanesi de; aşırı rekabet sebebiyle market zincirlerinin enflasyonu aşağı çektikleridir. Bu doğru değildir. Birincisi, zaten TÜİK bu hesabı yaparken her zaman market raflarından fiyatları topluyor. İkincisi, enflasyon hesabı son iki yılın fiyat karşılaştırmalarından çıktığına göre; cari yılda rekabetin baskıladığı fiyatlar bir önceki yılda rekabet dışında mı oluşmuş oluyor ? Elbette hayır. Rekabetin şiddeti de, kâr marjı hedefleri de hemen hemen aynıdır. Sonra bir yılda bütün perakendecilerin huyu mu değişmiştir veya kökten hepsi yeni strateji mi oluşturmuşlardır ? Neticede neyse odur. Buna matematik dışında değişik anlamlar yüklenmesi doğru değildir.

Perakendeci Kendi Enflasyonuna Bakmalıdır

Kendi enflasyonu yerine ülke enflasyonunu dikkate alan bir perakendecinin hesapları doğru çıkmaz. Örneğin; birebir bazda (yeni şubeler dikkate alınmadan) bir önceki seneye göre yüzde 10 ciro artışınız olsa, ülke enflasyonu da yüzde 8,5 çıksa, “enflasyon payının 1,5 puan üzerinde hasılatı büyütmüşüz” diyerek rahatlamak yanlıştır. Bunu ‘kendimizi kandırmak’ olarak da ifade edebiliriz. Zira kendi enflasyonunuz yüzde 13 ise, 3 puan enflasyon payından geridesiniz demektir.

Buna çok rastladığımız gibi daha fazlasına da şahit olmaktayız. Örneğin bir perakende zincir son iki yılın aynı döneminde yüzde 15 ciro artışı sağladığını basına açıklıyor. İki dönem arasındaki satış alanı artışını veya şube sayısındaki artışı söylemiyor. Şirket enflasyonu ise zaten basın tarafından bilinmiyor. Şimdi bu yüzde 15 artışa alkış mı tutacağız, yoksa eleştiri mi yapacağız ?

Önce izleyerek veya sorarak yeni şube sayısını öğreneceğiz. Diyelim ki bu artış oranı tahminen yüzde 8 olsun. Benzer zincirlerden öğrendiğimiz enflasyon oranlarına göre de bu zincirin enflasyon oranını tahmin edeceğiz. Diyelim ki bu da yüzde 11 olsun.

Sonuçta; bu şirket yaptığı yüzde 15 ciro oranına sevinemez. Hemen tedbir alıp cirosunu daha da yükseltmesi gerekir. Zira mevcut ciro artışı ‘fiziki büyüme + enflasyon payı’ nın 4 puan gerisinde kalmıştır.

Matematik ve istatistik en önemli yardımcılarımızdır. Edebiyat ise sadece özel hayatımızın rengidir. Profesyonel yöneticilerimiz de siyaset meydanında değillerdir, her raporlarının ve her açıklamalarının altını rakamlarla iyi doldurmak zorundadırlar.

ERCÜMENT TUNÇALP




Referanslarımızdan Bazıları

istanbul-avm
ücler
mevlana-marketler-birliği
hakmar
ebebek
edak-ecza-koop