![]() |
|
|||||||||||||
Birçok şehrimizde artık vazgeçilmez bir trend haline dönüşen alışveriş merkezi yatırımları ve getirdikleri için neler söyleyeceksiniz? Organize perakendenin gelişiminde alışveriş merkezlerinin çok önemli bir rolü olduğuna inanıyorum. AVM’lerin yaygınlaşması, organize perakendenin cirolarının ve pazar paylarının artışında etkin bir rol oynamaktadır. Güvenli alışveriş ortamının yanı sıra, ailece eğlenebilme ve vakit geçirebilme olanaklarının, AVM’leri tüketicilerin gözünde giderek daha fazla vazgeçilmez kıldığını düşünüyorum. Alışveriş merkezlerindeki sıkıntılar nelerdir kısaca sizden alabilir miyiz? AVM’lerin gelişmeye devam etmesi sektör için son derece pozitif bir durum yaratıyor. Bu durum rekabet ve ölçek ekonomisi sağlıyor. Bölgesel yoğunlaşmaları da göz önüne aldığımızda bundan sonraki yatırım kararlarında hem perakendecilerin hem de yatırımcıların dikkatli ve seçici olmaları gerektiğine inanıyorum. Bu seçicilik yatırımların da geri dönüşlerinin hızlanmasına yardımcı olacaktır.
Perakende sektöründe personelin eğitimi ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Hangi aşamalarda ne eğitimler verilmeli? Bu eğitimler ne derece önemli? Perakende sektörünün bugün karşılaştığı en önemli sorunlardan birisi eğitimli insan kaynağı. Sektörde özellikle yetişmiş elemanların markalar arası sirkülasyon oranı çok fazla. Ancak bunun ötesinde hızla gelişen sektör, devamlı olarak yeni insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bugün 420 bin kişiyi istihdam eden sektörümüzün insan kaynağı ihtiyacı her geçen gün daha da artıyor. Gelecekte nitelikli insan kaynağını bulmak, yetiştirmek ve kurumda kalmasını sağlamak önemli bir rekabet avantajı olacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı ile AMPD’nin imzaladığı protokol çerçevesinde Perakende Meslek Yüksekokulları kuruldu, bazı üniversitelerde de benzeri çabalar var ancak sektörün hızlı gelişimine örgün eğitimin bu alanda öğrenci yetiştirmek konusunda tüm ihtiyacı karşılaması beklenemez.
“Ekonominin lokomotif sektörlerinin başında gelen perakende sektörü, içinden geçtiğimiz bu süreçte, kendi imkanları ile yatırımlarına devam ederek, istihdamını artırarak, ülkemizin krizden çıkışına bayraktarlık etmiştir,” sözleriniz AMPD’nin sitesinde yer almaktadır. Perakende sektörü krizi nasıl atlattı, ne gibi tecrübeler edindi bizimle paylaşır mısınız… Kriz elbette tüm dünyada ve sektörlerde olduğu gibi Türk perakende sektörünü de etkiledi. Bu sebeple de yıllık ciro artışları ve büyümelerde çift haneli rakamlardan tek haneli rakamlara geldi. Bu ortamda dahi sektör yatırım yapmaya, büyümeye devam ediyor. Yatırımlarda yer kapmalar yerini verimlilik çalışmalarına bırakmış durumdadır. Sektör istihdamını korumaya öncelik verdiği için tedarik zinciri yönetiminden enerji verimliliğine kadar birçok alana yatırım yaptı. Mevcut işgücünden alınan verimi artırmak amacıyla İK eğitimlerine ağırlık verildi. İşletme sermayesi daha da önem kazanarak karar vermede en belirleyici faktör olmaya başladı. Ayrıca, tüketicinin değişken talep ve beklentilerini takip edebilmek ve bu değişime ayak uydurabilecek esnekliğe kavuşmak daha da önem kazandı. Tüketici araştırmaları ve sektöre dair genel araştırmalar 2009’da verimlilik için önemli bir araç oldu. Bilimselliğin ve verimliliğin öneminin anlaşılması organize perakende sektörünün uzun vadeli stratejilerini daha da güçlendirmiştir. Kriz döneminde de AVM projeleri planlandığı şekilde devam etmiştir. Bugün halen 2010 sonuna kadar bitirilmesi planlanan 38’i Anadolu’da olmak üzere 73 AVM projesi devam etmektedir.
Şu anda da krizi tam anlamıyla atlatmış sayılmayız. Bu ortamda perakendecilerin dikkatini çekmek istediğiniz konular nelerdir? Bizler organize perakendeci olarak bir ülke ekonomisinin barometresiyiz. Türk organize perakende sektörü, doğası gereği kısa vadeli sorunlara uzun soluklu ve kalıcı çözümler üretme taraftarıdır. Şimdiye kadar iddia edilenin aksine teşviksiz büyüme ve istihdam yaratma başarısı göstermiş organize perakende sektörünün mağazaları ve AVM’leri ile Türk ekonomisine yarattığı katkının iyi anlaşılması bizim için büyük önem arz ediyor. Özellikle kayıtlı ekonomi ve kayıtlı istihdamın gelişmesi adına, sektörümüz büyük katkılar yarattı. Organize perakende sektöründe istihdam edilen çalışanların özlük hakları korunurken tedarikçi KOBİ’lerin iş yapma kalite ve standartları yükseldi, tüketici hakları açısından bilinç arttı. Geleneksel perakende sektörünün çağdaşlaşması için önemli bir örnek haline geldi. Önümüzdeki dönemde de, böylesi olumlu etkileri olan ekonominin barometresi olan sektörümüzün hakettiği desteği almasını sağlamak öncelikli hedefimiz olacaktır.
Eskiden mağazaların toplandığı caddeler vardı. Sonra AVM’ler geldi, çoğaldı. Her iki taraf açısından bir durum değerlendirmesi yapabilir miyiz? AVM’ler, kayıtdışı ile mücadele bakımından organize perakende sektörünün gelişiminde büyük önem taşıyorlar. Diğer taraftan müşterilerine bir yaşam biçimi sunuyorlar. Diğer taraftan cadde mağazacılığı da gelişmeye devam ediyor. Biri diğerinden daha iyi ya da kötüdemek mümkün değil. Farklı demografik özelliklere uygun farklı tipte mağazalar açılıyor. Önemli olan ihtiyaçları doğru tespit ederek seçimi doğru yapabilmek.
AVM’ler Türkiye’nin alışveriş kültürünü nasıl etkiledi? İnsanlar AVM’lerden alışveriş yapmaya alıştılar mı? AVM’lerin sağladığı standartlar tüketici alışkanlıklarının değişimini de beraberinde getirmiş ve Türkiye genelinde daha fazla tüketici tercihini organize perakendeden yana kullanmaya başlamıştır.
Gelecekle alakalı bir öngörüde bulunursanız, AVM sektörünün sınırlarının nereye kadar ulaşacağını düşünüyorsunuz? Bir sınır çizilebilir mi? Alışveriş insanoğlunun doğasında var. Eksikliğini hissettiğimiz şeyleri dışarıdan temin ediyoruz. Bir zamanlar takasla başlayan bu süreç bugün çok daha farklı bir hal almış durumda. Bugün insanlar en uygun fiyatla en kaliteli ürünleri almak istiyor. AVM’ler, içerisinde bulunan öncü markalarla birlikte tüketiciye hem kalite hem de güven sunuyor. Eğer insanoğlunun ihtiyaçları ve beklentilerinin her geçen gün arttığını düşünürsek AVM sektörünün de bir sınırı olmadığını söylemek yanlış olmayacaktır. |
||||||||||||||