Mehmet Nane / AMPD Başkanı
İstanbul’un hemen her ilçesinde en az bir AVM var artık. Yatırımcılar ve perakendeciler açısından her geçen gün sayısı artan AVM’lerin getirilerini, sıkıntılarını ve geleceğini AMPD Başkanı Mehmet Nane anlatıyor.
 
Email Gönder Yazdır Yorum Yaz

Birçok şehrimizde artık vazgeçilmez bir trend haline dönüşen alışveriş merkezi yatırımları ve getirdikleri için neler söyle­yeceksiniz?

Organize perakendenin gelişiminde alış­veriş merkezlerinin çok önemli bir rolü oldu­ğuna inanıyorum. AVM’lerin yaygınlaşması, organize perakendenin cirolarının ve pazar paylarının artışında etkin bir rol oynamak­tadır.

Güvenli alışveriş ortamının yanı sıra, ai­lece eğlenebilme ve vakit geçirebilme ola­naklarının, AVM’leri tüketicilerin gözünde giderek daha fazla vazgeçilmez kıldığını dü­şünüyorum.

Alışveriş merkezlerindeki sıkıntılar nelerdir kısaca sizden alabilir miyiz?

AVM’lerin gelişmeye devam etmesi sek­tör için son derece pozitif bir durum yaratı­yor. Bu durum rekabet ve ölçek ekonomisi sağlıyor. Bölgesel yoğunlaşmaları da göz önüne aldığımızda bundan sonraki yatırım kararlarında hem perakendecilerin hem de yatırımcıların dikkatli ve seçici olmaları ge­rektiğine inanıyorum. Bu seçicilik yatırımla­rın da geri dönüşlerinin hızlanmasına yar­dımcı olacaktır.

Perakende sektöründe personelin eği­timi ile ilgili düşünceleriniz nelerdir? Han­gi aşamalarda ne eğitimler verilmeli? Bu eğitimler ne derece önemli?

Perakende sektörünün bugün karşılaştı­ğı en önemli sorunlardan birisi eğitimli insan kaynağı. Sektörde özellikle yetişmiş eleman­ların markalar arası sirkülasyon oranı çok fazla. Ancak bunun ötesinde hızla gelişen sektör, devamlı olarak yeni insan kaynağına ihtiyaç duyuyor. Bugün 420 bin kişiyi istih­dam eden sektörümüzün insan kaynağı ihti­yacı her geçen gün daha da artıyor.

Gelecekte nitelikli insan kaynağını bul­mak, yetiştirmek ve kurumda kalmasını sağ­lamak önemli bir rekabet avantajı olacaktır. Milli Eğitim Bakanlığı ile AMPD’nin imzaladı­ğı protokol çerçevesinde Perakende Meslek Yüksekokulları kuruldu, bazı üniversitelerde de benzeri çabalar var ancak sektörün hızlı gelişimine örgün eğitimin bu alanda öğrenci yetiştirmek konusunda tüm ihtiyacı karşıla­ması beklenemez.

“Ekonominin lokomotif sektörlerinin başında gelen perakende sektörü, içinden geçtiğimiz bu süreçte, kendi imkanları ile yatırımlarına devam ederek, istihdamını artırarak, ülkemizin krizden çıkışına bay­raktarlık etmiştir,” sözleriniz AMPD’nin sitesinde yer almaktadır. Perakende sek­törü krizi nasıl atlattı, ne gibi tecrübeler edindi bizimle paylaşır mısınız…

Kriz elbette tüm dünyada ve sektörlerde olduğu gibi Türk perakende sektörünü de etkiledi. Bu sebeple de yıllık ciro artışları ve büyümelerde çift haneli rakamlardan tek ha­neli rakamlara geldi. Bu ortamda dahi sektör yatırım yapmaya, büyümeye devam ediyor. Yatırımlarda yer kapmalar yerini verimlilik çalışmalarına bırakmış durumdadır.

Sektör istihdamını korumaya öncelik verdiği için tedarik zinciri yönetiminden enerji verimliliğine kadar birçok alana yatı­rım yaptı. Mevcut işgücünden alınan verimi artırmak amacıyla İK eğitimlerine ağırlık verildi. İşletme sermayesi daha da önem ka­zanarak karar vermede en belirleyici faktör olmaya başladı. Ayrıca, tüketicinin değişken talep ve beklentilerini takip edebilmek ve bu değişime ayak uydurabilecek esnekliğe kavuşmak daha da önem kazandı. Tüketici araştırmaları ve sektöre dair genel araştır­malar 2009’da verimlilik için önemli bir araç oldu. Bilimselliğin ve verimliliğin öneminin anlaşılması organize perakende sektörünün uzun vadeli stratejilerini daha da güçlen­dirmiştir. Kriz döneminde de AVM projeleri planlandığı şekilde devam etmiştir. Bugün halen 2010 sonuna kadar bitirilmesi plan­lanan 38’i Anadolu’da olmak üzere 73 AVM projesi devam etmektedir.

Şu anda da krizi tam anlamıyla atlat­mış sayılmayız. Bu ortamda perakendeci­lerin dikkatini çekmek istediğiniz konular nelerdir?

Bizler organize perakendeci olarak bir ülke ekonomisinin barometresiyiz. Türk or­ganize perakende sektörü, doğası gereği kısa vadeli sorunlara uzun soluklu ve kalıcı çözümler üretme taraftarıdır. Şimdiye kadar iddia edilenin aksine teşviksiz büyüme ve istihdam yaratma başarısı göstermiş orga­nize perakende sektörünün mağazaları ve AVM’leri ile Türk ekonomisine yarattığı kat­kının iyi anlaşılması bizim için büyük önem arz ediyor.

Özellikle kayıtlı ekonomi ve kayıtlı istih­damın gelişmesi adına, sektörümüz büyük katkılar yarattı. Organize perakende sek­töründe istihdam edilen çalışanların özlük hakları korunurken tedarikçi KOBİ’lerin iş yapma kalite ve standartları yükseldi, tüke­tici hakları açısından bilinç arttı. Geleneksel perakende sektörünün çağdaşlaşması için önemli bir örnek haline geldi. Önümüzdeki dö­nemde de, böylesi olumlu etkileri olan ekonominin barometresi olan sektörü­müzün hakettiği desteği almasını sağlamak önce­likli hedefimiz olacaktır.

Eskiden mağazaların toplandığı caddeler var­dı. Sonra AVM’ler gel­di, çoğaldı. Her iki taraf açısından bir durum de­ğerlendirmesi yapabilir miyiz?

AVM’ler, kayıtdışı ile mücadele bakımından or­ganize perakende sektö­rünün gelişiminde büyük önem taşıyorlar. Diğer taraftan müşterilerine bir yaşam biçimi sunuyorlar. Diğer taraftan cadde ma­ğazacılığı da gelişmeye devam ediyor. Biri diğe­rinden daha iyi ya da kötüdemek mümkün değil. Farklı demografik özelliklere uygun farklı tipte mağazalar açılı­yor. Önemli olan ihtiyaçları doğru tespit ede­rek seçimi doğru yapabilmek.

AVM’ler Türkiye’nin alışveriş kültü­rünü nasıl etkiledi? İnsanlar AVM’lerden alışveriş yapmaya alıştılar mı?

AVM’lerin sağladığı standartlar tüketici alışkanlıklarının değişimini de beraberinde getirmiş ve Türkiye genelinde daha fazla tü­ketici tercihini organize perakendeden yana kullanmaya başlamıştır.

Gelecekle alakalı bir öngörüde bulunur­sanız, AVM sektörünün sınırlarının nereye kadar ulaşacağını düşünüyorsunuz? Bir sınır çizilebilir mi?

Alışveriş insanoğlunun doğasında var. Eksikliğini hissettiğimiz şeyleri dışarıdan te­min ediyoruz. Bir zamanlar takasla başlayan bu süreç bugün çok daha farklı bir hal almış durumda. Bugün insanlar en uygun fiyatla en kaliteli ürünleri almak istiyor. AVM’ler, içerisinde bulunan öncü markalarla birlikte tüketiciye hem kalite hem de güven sunu­yor. Eğer insanoğlunun ihtiyaçları ve beklen­tilerinin her geçen gün arttığını düşünürsek AVM sektörünün de bir sınırı olmadığını söy­lemek yanlış olmayacaktır.