Kargem Perakende, Mağazacılık Eğitim Danışmanlık

YENİ YILIN EĞİTİM ANLAYIŞI


YENİ YILIN EĞİTİM ANLAYIŞI

Perakende sektörünün tüm dünyada en önemli sıkıntısı insan ile ilgilidir, bu artık bilinen bir şey. Oysa, teknoloji ne kadar gelişirse gelişsin, biz perakendeciler insanlara servis veririz ve insanlara servis vermek için de tek gücümüz insandır. İnsan bir sıkıntı değil aslında. Asıl sıkıntılı olanlar şunlar:

Kargem çatısı altında 15 yıla yakın bir zamandır hizmet veriyoruz ve bu süreçte edindiğim deneyim sonunda, eğitimin her kuruma, neredeyse her bir insana ayrı tasarlanması gerektiğini artık biliyorum. Perakende sektöründe insanı her daim aynı motivasyonda tutabilmek, tüm sektörlerden daha ileri bir liderlik gücü gerektiriyor. 31 Aralık günü, bir markette alışverişi tamamlamak üzere kuyrukta beklerken, işim gereği kasiyerlerin vücut dillerini inceledim. Saat 18.00 civarıydı, tüm kasalar açıktı ve kuyruklar giderek uzuyordu. Sadakat kartınız var mı, numarasını alayım, bunun barkodu okunmuyor bekleteceğim, limit yetersiz görünüyor, bir liranız var mı, 100 liralık alışverişe şu ürün de şu kadar ister misiniz cümlelerini artık robotlaşmış şekilde ama başarıyla söylemeye devam ediyorlardı. Yüzleri gülmüyordu evet ama senenin son günü, o saatte, o işi yaparken kimin yüzü gülebilir diye bir düşünmek gerek. Takıldım, “Daha var mesai bitmesine, kolaylık versin size!” dedim, gözlerini devirdi kızcağız. Şaka değil, her türlü zor bir iş o saatte sabrı kalmamış yüzlerce insana “güler yüzlü” servis vermek.

Yönetime düşen, o saatte güler yüzlü servis beklemek yerine, mesai saati sonrası tüm bu ekibi memnun edecek bir jest yapmak. Bunu da operasyonel liderler aracılığıyla bütün operasyona yaymak. Bunun bir yolu mutlaka bulunur. Niyet olsun!

Perakende sektörünün bazen insanı yıldıran bu temposunda, hizmet veren insanı aynı tempoda ve mutlu kılmak zor, yönetim takımlarına çok iş düşüyor.

Ben, kısaca önerilerimi sıralamak, bu konudaki düşünce biçiminizi hazır yılın ilk günlerindeyken bir sorgulamanızı sağlamak istedim.

Eğitim şart!: Bu cümleyi sağır sultan bile duydu. Duymayan perakendeciler yok mu? Var. Bizzat en tepe noktasından, “Eğitim veriyoruz yine gidiyorlar. Eğitim de nereye kadar? cümlesini duymuş biriyim. İnsanları bulundukları noktadan daha yukarı taşımanın bir başka yolunu bilen varsa, eğitim vermesin, o yolda devam etsin.

Çalışan herkes büyük resmi görecek!: Verilen eğitimlerin en önemli eksiğinin  bu olduğunu düşünüyorum. Perakende sektörünü bilmek, mağazacılığı bilmek ve bu sektörün kendi dinamiklerine göre eğitim şekillendirmek zorundayız. Çalışan herkes, reyon görevlisinden kasiyere, mağaza müdüründen bilgi işleme kadar, mağazacılık konusuna hakim olmak zorunda. “Sen bu işi şu sınırlar içinde yapıyorsun, böyle yap, gerisini biz hallederiz.” demek yok. Perakendecilikte her iş bir diğerine bağlı. Çalışanlar birer mağazacı olmak zorunda.

Yönetim takımları gelişmeli!: Sohbet ettiğim İK yöneticilerine, mağaza çalışanlarına yönelik eğitimlerle ilgili bilgi verirken, yönetim takımlarının eğitim planlarını da soruyorum. Genelde öncelik, mağaza çalışanlarında ve operasyon elemanlarında oluyor. Niye? Yönetim takımlarının gelişimleri tamamlandı mı kabul ediyoruz? Perakende sektörünün değişim ve gelişim hızına ayak uyduramayan yönetim takımları aynı hataları yapmaya devam ediyorlar. Bunun değişmesi gerek.

İnsana değer vermek gerek!: Laf olsun diye değil, gerçekten. Başarılı ekiplerin her birini tek tek incelerseniz, verilen en önemli şeyin eğitim değil değer olduğunu göreceksiniz. Yukarıdan bakan bir yönetim, tabandan beklenen etkiyi yaratamaz. İnsana verdiğiniz içten değer, sizden operasyonel liderlerinize oradan da tüm ekibe yayılır. Bunu zinde tutmanın tek yolu da bol bol saha ziyaretidir, sahada ekiple nefes almaktır. İster genel müdür olun, ister insan kaynakları müdürü, sahada vakit geçirmek, operasyonun müşteriye dokunma noktalarını iyi anlamak zorundasınız. 31 Aralık günü mağazanızda kasiyerin yaşadığı sıkıntıyı anlamadan onu motive edemezsiniz.

Eğitimlerimdede sık sık söz ediyorum. Bana göre çok başarılı bir operasyon yürüten Çağrı Market’lerde değerli Mahmut Kara’nın uyguladığı İK politikasını merak edip bir araştırın. Çalışanlarıyla sohbet edin. Mahmut Bey’in kendiliğinden ortaya koyduğu başarının anahtarı, insana verdiği değerdir. Operasyonun içinde bizzat nefes alması, emek vermesi ve bunu da tüm ekibin yakından hissetmesidir. Ekip, yöneticinin kendisiyle ilgili düşünce ve duygularını birebir bilir, hisseder. Siz de bunu bir düşünün derim.

Bolluk, bereket ve sağlık getiren bir yıl dilerim.

Hasan AYDOĞAN




Referanslarımızdan Bazıları

karabiyiklar-market
iskur
collezione
metro-city
media_market
perder-ege